Yüzün Düşer…

Biriktirirsin içinde adamları, aşkları, umut beslediğin tenleri belki de… Şakayla karışık yaklaştığın her duygunun, karşılaşma anında gerçeğe dönüşeceğini tahmin edemezsin. Gülerek, alaycı bir tavırla hatta taşak geçerek istersin, karşına çıkar ya sonra; o zaman hayatın şakasını hissetmeye başlarsın kalbinde…

İlk görüşüde kıskanmaya başlar, sırf onu bir kez daha görebilmek, şansını deneyebilmek için aynı bara üst üste gidersin. Görür seni, gülümser. Şakayla alamazsın artık o gülümseyişi arkadaşım… Giren girmiştir sana. Birisiyle dans eder yüzün düşer. Kendini sorgularsın, toparlar beynin kendini… Hatta kalbini bile kandırırsın bir an için. Tam eğlenmene devam ederken sana yine güler, şoka girer yüreğin. Yanaşırsın, dans edersin, kendinden birşeyler verirsin, sırf seni hatırlayabilsin diye. Sen umut beslerken gözleri başka yerdedir, yine yüzün düşer. O umarsamazken, sen hala umut beslersin, gururun çeker gider, onunla olmak istersin… Dile getirirsin, bahanesi olur; yüzün düşer. O, o denli yüzsüzken, yalandan güler, bir yarım saati seninle el ele oturarak geçirir, otobüste omuzunda uyutur, yetmez omuzunda uyur. Yine yollar ayrılır yüzün düşer. 
Gördün mü arkadaşım sonucu; sen yüreğini gözlerine katıp birisine canınla bakarsın, o sadece anı yaşamıştır, canın yanar, gözün kör olur, umursamıyorum dersin, kalemin yapışır eline bu sefer. O anları düşünürsün; yine yüzün düşer…
Yüzsüz olmayı öğren arkadaşım!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.