Keşkelere Sıkışmış Aşk

Gözlerimi kapatıp hissetmeye başladığımda sana olan şeyleri, donmuş bir şelalenin alevlerle imtahanı gibi oluyor göz yaşlarım. Gözlerimi açmadığım için akacak yerleri olmuyor, benimse gözlerimi açıp onları akıtmaya cesaretim… İşte bu noktada tam olarak içine içine ağlamanın ne olduğunu anlıyorum. Nefesimde ağlayamayan bir çocuğun yutkunmaları, boğazımda ise acısı kalıyor. Her yutkunduğunda acı çekiyor, belki de ciddi ciddi boğuluyorum haberim yok.

” Mağlubiyetin takısıdır ‘keşke’… 
Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır. ” demiş Can Yücel. Tam olarak mağlubiyetim bu noktada başlıyor sana karşı. Keşke dediğimde yanan yüreğim, olmayan bedenin, göremediğim gözlerinle bir başıma kalıyorum. Bir de aşkı ne kadar erteleyebilirsiniz, üzerini kaç bedenle, kaç yalanla örtebilirsiniz. Denemeleriniz ve çabalarınızın sonucunda ağzınızdan tek bir kelime çıkar… Karşınızda sahte bir beden vardır, ağzınızdan bir itin salyası gibi akan yalan dolu sevgi sözcükleri çıkar… Ait olmadığınız bir anın adamı olduğunuzu farkettiğinizde de bir kelime daha çıkar ağzınızdan; keşke…

Keşke’nin hiçbir anlamı yoktur. Geçmişle yaşanmayacağı gibi geçmişin aslında istediğimiz gibi olmasını sağlayamayacağımızı bile bile kullandığımız bu saçma kelime, şeytanın yemini gibi içimizi yakar ve biz sanki gelecekten bir haber beklermiş gibi keşkelerle kirletiriz benliğimizi…

Ne kadar çok keşkem var sana dair bir bilsen. Belkide bugüne kadar adına yazılmış herşeyden daha fazla. Gözlerimi açamıyorum, ağlarım demiştim ya. Ağlamak değil derdim ey adam. Baktığım her yerde seni görmek her defasında bir keşke daha ekliyor hayatıma. Gözlerimi açmaya korkuyorum senliğe. Açtığımda orada olmayacaksın biliyorum, bakamıyorum. Bakıyorum, göremiyorum. Bir keşke daha ekliyorum bu sefer, her keşkeye anlam yüklemeye çalışıyorum, her anlamda seni arıyorum, tekrar boşluğa bakıyorum, oradasın ama yoksun. Keşke olsan…

Bak yine keşke dedim. Keşke, keşke demesem di mi? Keşke olsan, keşke sahilde çimlerin üzerinde kahvemizi içerken sokak köpekleriyle yine oynasan ve ben hayatın sana verdiği bütün güzellikleri yine izlesem, keşke yine sana kızıp yanından kalktığımda ağlamamam için gözlerime dokunsan da ben şimdi içime içime ağlamasam…

Keşkelerle dolusun içimde, söküp atamadığım, kimseye anlatamadığım gibi, dinleyenin de anlamadığı bir aşksın.

Söylesene sevgili, keşkelere sıkıştırmak seni, aşkıma en büyük hakaret değil mi?

Turan Tuna
06.03.2015

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.