Küfürbaz Çocuk

Bazen hayat küfürbaz bir çocuk gibi öylece karşımda dikilip, ne idüğü belirsiz onlarca şey fısıldıyor bana. Söylediklerinin çoğunu duyuyorum bir kısmını anlıyorum, birçoğuna kulaklarımı kapatmak istiyorum, kollarım kısa kalıyor yetişemiyorum. Hunharca konuşan bir hayat. Düşünmeden kim olduğumu, düşünmeden ne yaptığımı hunharca söven bir hayat. Anlamak istediklerimi anlatmak yerine, kendi anladıklarını bana dayatmaya çalışan bir hayat var karşımda. Hiçbir zaman benim istediğim şekli alamayacak belki de, fakat yakalayamadığım bu çocuğun küfürleri her zaman beynimde çınlıyor olacak.

Sonsuz, hatta belirsiz bir karanlığın içinde bir ışık gibi hissediyorum çoğu zaman. Etrafımı aydınlatmak için içimden gelen her şeyi kullanarak parlama çabalarım var. Karşımdaki küfürbaz çocuğu güldürmeye çalışıyorum, ona anlatmak istiyorum anlamadığımı, söylemek istiyorum kimseye söyleyemediğimi. Ama bu çocuğun beni dinleyip dinlemediğinden emin olamıyorum. Çünkü küfürbaz çocuklar onlara ne öğretilirse onu yaparlar. Ya oldukça ukala, ya oldukça küstahtırlar, büyümüş küçülmüşlerdir, hiçbir şekilde söz geçiremezsiniz. İşte ben karşımda hayat diye tuttuğum küfürbaz çocuğa söz geçiremiyorum. Tam yakalamaya çalıştığımda onu koşarak uzaklaşıyor benden yine küfürlerini savurarak onu güldürme çabalarımı boşa sayarak, kahkahalar atıp, beni kendine malzeme yaparak, alay konusu ederek uzaklaşıyor.

Bu kadar zor olmamalı her şey, bu kadar karmaşık, bu kadar ulaşılmaz. İçinde hiç kimsenin olmadığı bir kalabalık gibiyim. Tek başıma bir dalgayım denizi olmayan, bir yağmur damlasıyım yaz sıcağının ortasında. Kibriti olmayan bir mum gibiyim, kendi kendimi alevlere boğup, kendi kendimi eritiyorum. Malesef küllerimden doğamadım hiç. Küllerimin nereye savrulduğunu bilmediğimden olsa gerek.

Çok olmak benim göbek adım. Her şeyden bir parçayım ama özümü bulamıyorum. İnsanlığımla imtihanım, küfürbaz çocukla kavgalarım var.

Güzel şeyler öğretmesini bekliyorum o çocuktan her zaman ama kendi çığlıklarında boğularak kayboluyor gözümün önünden. Yazmaya korktuğum kelimelerin, kurmaya korktuğum cümlelerin sahibi gibi o çocuk. Ve ben bunca karmaşanın içinde aynaya bakıp kendimi tanımaya çalışıyorum. Gördüğüm şey her seferinde beni bir kez daha korkutuyor. Her baktığımda aynaya o küfürbaz çocuğu görüyorum, her yansımada onun yüzü, onun çığlıkları, onun alaycılığı. Tek bir şekerle kandırıp yanıma çekebileceğim o çocuğu sorularımla korkutuyorum sanırım. İyice emin olmaya çalışıyorum ve anlıyorum ki hayat diye karşıma aldığım küfürbaz çocuğun ben olduğunu…

Dedim ya çok olmak benim göbek adım diye, hayat diye sorguladığım şeyin ben olduğunu görmezden gelecek kadar çok oluyorum. Görmek istemediğimden değil, gördüğüm şeyden tiksinmemek için; görmemeyi istiyorum. Küfürbaz çocuklar eleştiriyi sevmezler, kendimi eleştiremiyorum, korkuyorum, yoruluyorum, yıpranıyorum zaman zaman. Evet çok oluyorum…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir